Faiz Nedir? Türleri, Hesaplaması ve Merkez Bankası Etkisi
Faiz nedir, nasıl hesaplanır? Basit ve bileşik faiz, nominal ve reel faiz, akdi faiz ile gecikme faizi ve politika faizinin ekonomiye aktarımı.

iEconomy
Faiz, ödünç verilen paranın fiyatıdır. Parayı verenin eline geçen getiri ile parayı alanın üstlendiği maliyet aynı rakamın iki yüzüdür.
Bu tek cümle konunun tamamını anlatmaz, çünkü "faiz" tek bir sayı değil. Kredi kartı ekstresinde gördüğünüz oran ile merkez bankasının açıkladığı oran farklı işler yapar; mevduat hesabınızın getirisi ile enflasyondan arındırılmış gerçek getirisi de aynı rakam değildir.
Bu ders faizi baştan kurar: nasıl hesaplanır, kaç türü vardır, kredi ve kartta hangisi ne zaman işler, merkez bankası bu oranı neden değiştirir ve kararın kur ile borsaya etkisi hangi yoldan geçer.
Faiz nedir?
Faiz, paranın zaman değerinin fiyatlanmış hâlidir. Bugünkü bin lira ile bir yıl sonraki bin lira aynı şey değildir; parayı bir yıl boyunca kullanamayan taraf bu farkın karşılığını ister.
Oranın içinde üç ayrı beklenti saklıdır. Birincisi enflasyon: fiyatların yıl boyunca ne kadar artacağını düşünüyorsanız, en azından o kadarını telafi etmek istersiniz. İkincisi risk primi: borçlunun ödememe ihtimali yükseldikçe istenen oran da yükselir, çünkü karşı taraf bu ihtimali fiyatlar. Üçüncüsü vade: para ne kadar uzun süre bağlanırsa belirsizlik o kadar büyür.
Bu üçlü, aynı gün, aynı bankada birbirinden çok farklı oranların yan yana durmasını açıklar. Devletin borçlanma faizi ile tüketici kredisi faizi arasındaki fark, esas olarak risk priminden gelir. Enflasyonun yükseldiği dönemlerde bütün oranların birlikte yukarı gitmesi de aynı mantığın sonucudur.
Bir kavram ayrımı da burada yerinde olur: faiz ile kâr payı aynı şey değildir. Faizde getiri oranı baştan bellidir ve sonuçtan bağımsızdır; katılım bankacılığındaki kâr payında ise getiri, toplanan fonun kullanıldığı işin sonucuna göre değişir ve önceden taahhüt edilmez. Uygulamada iki oranın birbirine yakın seyretmesi bu yapısal farkı ortadan kaldırmaz. Faizsiz araçların neler olduğunu helal yatırım araçları yazısında ayrıca ele aldık.
Basit faiz ve bileşik faiz nasıl hesaplanır?
Basit faizde kazanç her dönem yalnızca anapara üzerinden hesaplanır ve her yıl aynı tutar eklenir. Bileşik faizde ise bir önceki dönemin kazancı anaparaya katılır; ertesi yıl faiz, büyümüş tutarın tamamı üzerinden işler.
Formüller şöyle: basit faizde anapara × (1 + oran × yıl), bileşik faizde anapara × (1 + oran)^yıl. İlk yıl ikisi aynı sonucu verir, sonrasında makas açılmaya başlar.
Aradaki farkın büyüklüğü çoğu kişiyi şaşırtır. Yıllık yüzde otuzla on yıl boyunca işleyen 100.000 liralık bir anapara, basit faizde 400.000 liraya çıkarken bileşik faizde 1,37 milyon liraya ulaşır. Bileşik hesapta son yılın tek başına ürettiği kazanç, başlangıçtaki anaparanın kendisinden büyüktür.
Bu mekanik iki yönlü çalışır. Birikim tarafında zamanı lehinize kullanır; borç tarafında ise aleyhinize. Kapatılmayan bir kredi kartı borcu her ay yeniden faizlendiği için aynı üstel eğriyi ters yönde izler.
Bir de bileşiklenme sıklığı var. Aynı yıllık oran aylık bileşiklendiğinde yıl sonundaki getiri, yılda bir kez bileşiklenen hâlinden yüksek çıkar. Bu farkı tek rakamda toplayan orana efektif faiz denir ve iki teklifi doğru karşılaştırmanın yolu, ikisinin de efektif oranına bakmaktır.
Kredi tarafında bir ayrıntı daha var. Eşit taksitli kredilerde her taksitin içinde hem faiz hem anapara bulunur, ama ağırlıkları zaman içinde yer değiştirir: ilk taksitlerin büyük kısmı faize, son taksitlerin büyük kısmı anaparaya gider. Bu yüzden krediyi vadesinden önce kapatmak istediğinizde kalan borç, ödediğiniz taksit sayısıyla orantılı olarak azalmış olmaz. Aynı sebeple, uzun vadeli bir kredide toplam faiz yükü vade ile birlikte doğrusal değil, ondan hızlı büyür.
Nominal faiz, reel faiz ve enflasyon
Nominal faiz, sözleşmede yazan orandır: mevduat ekranında ya da kredi teklifinde gördüğünüz rakam. Reel faiz ise enflasyondan arındırılmış gerçek getiridir, yani paranızın satın alma gücünün gerçekten artıp artmadığını söyler.
Yaygın bir kısayol vardır: nominal faizden enflasyonu çıkarmak. Enflasyon düşükken bu yaklaşık sonuç iş görür, yükseldiğinde ise ciddi biçimde yanıltır.
Doğru hesap bir bölmedir: reel faiz = (1 + nominal) ÷ (1 + enflasyon) − 1. Yüzde 50 nominal getiri, yüzde 35 enflasyon karşısında kaba hesapta 15 puan gibi görünür; gerçekte reel getiri yüzde 11,1'dir. Sapma her zaman aynı yöndedir ve reel faizi olduğundan iyi gösterir.
Reel faizin negatif olması da mümkündür ve Türkiye'de uzun dönemler böyle geçti. Nominal olarak kazanan bir mevduat sahibi, enflasyon daha hızlı arttığında alım gücü bakımından kaybeder. Bu yüzden bir getiriyi değerlendirirken sorulacak soru "yüzde kaç kazandırdı" değil, "enflasyonun ne kadar üstünde kazandırdı" olmalıdır.
Hesabı tamamlayan üçüncü kalem vergidir. Mevduat faizi gelirinden vade grubuna göre değişen oranlarda stopaj kesilir; elinize geçen tutar ekranda gördüğünüz brüt oranın altındadır. Dolayısıyla dürüst karşılaştırma net getiri ile enflasyon arasında yapılır. Aynı mantık yatırım fonlarında ve borsa kazancında da geçerlidir; kesintilerin nasıl işlediğini vergi rehberinde topluca anlattık.
Kredi ve kartta karşınıza çıkan faizler
Bireysel tarafta en çok karıştırılan iki kavram akdi faiz ile gecikme faizidir.
Akdi faiz, sözleşmede kararlaştırılan orandır; borcu vadesinde ve kurallarına göre kullandığınızda işleyen faiz budur. Gecikme faizi ise ödemeyi geciktirdiğinizde devreye girer ve akdi faizin üzerine ek konularak bulunur, yani her zaman ondan yüksektir.
Kredi kartında hangisinin işleyeceğini belirleyen şey harcamanın kendisi değil, son ödeme tarihinde ne kadarını ödediğinizdir. Ekstrenin tamamını öderseniz alışveriş işlemlerinde faiz işlemez. Asgari tutarı ödeyip kalanı taşırsanız kalan bakiyeye akdi faiz uygulanır. Asgarinin altında öderseniz ödenmeyen kısma gecikme faizi işler.
Bu oranların tavanını banka değil TCMB belirler. Merkez Bankası, bankaların ağırlıklı ortalama mevduat faizinden hesaplanan bir referans orana belirli bir ekleme yaparak aylık azami akdi faiz oranını bulur; azami gecikme faizi de bunun üzerine konulan ek ile belirlenir. Oranlar her ayın sondan beşinci iş gününde ilan edilir ve takip eden ayın ilk gününden itibaren geçerli olur. Bankalar bu tavanı aşamaz, altında kalmakta serbesttir.
Bir üçüncü kavram da faiz tahakkukudur: işlemiş ama henüz tahsil edilmemiş faiz. Kredili mevduat hesabında bakiyeniz eksideyken faiz her gün birikir; ekstrede gördüğünüz "faiz tahakkuku" satırı, o güne kadar biriken bu tutarı gösterir. Tahsilat ise bankanın bu tutarı hesaptan çektiği andır.
Güncel azami oranlar her ay değiştiği için burada rakam vermiyoruz; işlem öncesinde TCMB'nin kendi sayfasındaki tabloya bakmak en sağlıklı yoldur.
Politika faizi ve gecelik faiz
Politika faizi, merkez bankasının bankalara uyguladığı temel orandır ve TCMB'de bir hafta vadeli repo faizi bu işlevi görür. Bankalar merkez bankasından bu oranla borçlanır, fazla parası olan banka ise merkez bankasına borç verir.
Bu oran doğrudan sizi ilgilendirmez, çünkü müşteri olarak politika faizinden borçlanmazsınız. Ancak bankaların fonlama maliyetini belirlediği için mevduat ve kredi faizlerinin çıpasıdır; politika faizi değiştiğinde ekranınızdaki oranlar da bir süre sonra onu takip eder.
Takip hem gecikmeli hem de asimetriktir. Kredi faizleri politika faizindeki artışa genellikle hızlı uyum sağlar, mevduat faizleri ise aynı hızla yükselmez; indirim döneminde sıra çoğu zaman tersine döner. Aradaki farkı belirleyen şey bankanın likidite ihtiyacı ve rekabet baskısıdır. Bu yüzden politika faizini bilmek, mevduat hesabınızın oranını tahmin etmeye tek başına yetmez — iki oranı ayrı ayrı takip etmek gerekir.
Gecelik faiz ise bankaların birbirine ya da merkez bankasına bir günlük verdiği borcun oranıdır. Merkez bankası gecelik borç verme ve borç alma oranlarıyla bir koridor kurar; piyasadaki gecelik faiz normal koşullarda bu koridorun içinde kalır. Konunun mekaniğini gecelik faiz ve repo yazısında ayrıca ele aldık.
Koridorun genişliği başlı başına bir sinyaldir. Dar bir koridor, merkez bankasının piyasa faizini politika faizine yakın tutmak istediğini gösterir; koridor genişlediğinde ise günlük faizin daha serbest hareket etmesine izin verilmiş olur. Merkez bankasının elinde faiz dışında araçlar da vardır: zorunlu karşılık oranları, likidite operasyonları ve rezerv yönetimi bunların başlıcalarıdır. Faiz kararına bakarken aynı gün açıklanan bu adımları da okumak, duruşun tamamını gösterir.
Merkez bankaları neden faiz artırır veya indirir?
Kısa cevap: enflasyon. TCMB'nin yasal önceliği fiyat istikrarıdır ve faiz, bu hedefe ulaşmak için kullandığı temel araçtır. Faiz kararı bir amaç değil, enflasyon tahmini ile hedef arasındaki farkı kapatma girişimidir.
Mekanizma talep üzerinden işler. Faiz yükseldiğinde borçlanmak pahalılaşır, tasarruf etmek cazip hâle gelir; hane halkı ve şirketler harcamayı erteler, talep yavaşlar ve fiyat artışları üzerindeki baskı zamanla azalır. Faiz indirildiğinde zincir ters yönde çalışır.
Bu zincirin en önemli özelliği yavaş olmasıdır. Bir faiz kararının enflasyona etkisi aynı ay görünmez; aktarım aylar sürer. Merkez bankaları bu yüzden bugünkü enflasyona değil, gelecek dönem tahminine bakarak karar verir — ve kararların tartışmalı olmasının başlıca sebebi de budur.
Enflasyon tek girdi değildir. Kur hareketleri ithal maliyetler yoluyla fiyatlara geçer, büyüme ve istihdam görünümü talebin gücünü gösterir, dış piyasalardaki faiz seviyesi ise sermaye akımlarını etkiler. Karar metninin hangi gerekçeye ağırlık verdiğini okumak, bir sonraki adımı tahmin etmenin en pratik yoludur; bunu nasıl yapacağınızı TCMB kararı nasıl okunur yazısında adım adım anlattık.
Dış faiz seviyesinin ayrı bir ağırlığı vardır. Fed ya da Avrupa Merkez Bankası faizi yükselttiğinde gelişmekte olan ülkelerin varlıkları görece cazibesini yitirir; sermaye çıkışı kur üzerinde baskı yaratır ve o baskı enflasyona geri döner. Bu yüzden TCMB'nin kararı yalnızca yurt içi verilerin değil, küresel faiz ortamının da fonksiyonudur. Bir merkez bankasının hareket alanı, kendi enflasyonu kadar dışarıdaki oranlarla da sınırlıdır.
Faiz kararı piyasaları nasıl etkiler?
Faiz kararının piyasaya geçişi üç kanaldan olur ve üçünde de belirleyici olan kararın kendisi değil, beklentiden ne kadar saptığıdır. Piyasanın zaten fiyatladığı bir artış açıklandığında fiyatlar çoğu zaman kıpırdamaz.
Kur. Faiz artışı TL cinsi varlıkları getiri bakımından cazip kılar; bu varlıklara talep artarsa kur üzerindeki baskı azalır. Etkinin gücü, oranın enflasyon beklentisinin üzerinde kalıp kalmadığına bağlıdır.
Tahvil. Faiz yükseldiğinde piyasadaki mevcut tahvilin sabit kuponu görece değersizleşir, fiyatı düşer ve getirisi yükselir. Fiyat ile getirinin ters yönde hareket etmesi tahvil piyasasının temel kuralıdır.
Borsa. Yüksek faiz şirketler için borçlanmayı pahalılaştırır ve gelecekteki kârların bugünkü değerini düşürür; ayrıca mevduat, hisseye rakip hâline gelir. İkisi birlikte borsa üzerinde baskı oluşturur. Bankacılık gibi bazı sektörlerde etki farklı yönde işleyebilir, çünkü faiz marjı gelirlerini doğrudan etkiler.
Faiz kararlarının tarihleri önceden bellidir ve ekonomik takvimden takip edilebilir. Portföyünü yöneten bir yatırımcı için bu tarihler, volatilitenin arttığı günlerdir.
Karar saatinde işlem yapmanın kendine özgü bir zorluğu var. Fiyatlar açıklamayı takip eden birkaç dakika içinde sert biçimde hareket eder, alış ile satış arasındaki makas açılır ve emrin gerçekleştiği seviye ekranda gördüğünüzden uzak çıkabilir. Karar öncesinde pozisyon büyüklüğünü gözden geçirmek, karar anında hızlı işlem yapmaya çalışmaktan çoğu zaman daha iyi sonuç verir. Faiz kararı bir tahmin yarışması değil, portföyün taşıyabileceği dalgalanmanın sınandığı gündür.
Sık sorulan sorular
Akdi faiz nedir?
Akdi faiz, kredi ya da kredi kartı sözleşmesinde kararlaştırılan ve borç kurallarına uygun kullanıldığında işleyen faiz oranıdır. Ödeme geciktiğinde uygulanan gecikme faizinden farklıdır ve ondan düşüktür. Kredi kartlarında aylık azami akdi faiz oranını TCMB belirler, bankalar bu tavanın altında kendi oranlarını serbestçe uygular.
Reel faiz nasıl hesaplanır?
Reel faiz, (1 + nominal faiz) sayısının (1 + enflasyon) sayısına bölünmesi ve sonuçtan 1 çıkarılmasıyla bulunur. Nominal faizden enflasyonu düpedüz çıkarmak yalnızca kaba bir yaklaşımdır ve enflasyon yükseldikçe reel getiriyi olduğundan iyi gösterir. Sonuç negatifse paranızın satın alma gücü, nominal olarak kazanmış görünseniz bile azalmıştır.
Basit faiz ile bileşik faiz arasındaki fark nedir?
Basit faizde kazanç her dönem yalnızca başlangıçtaki anapara üzerinden hesaplanır, dolayısıyla her yıl aynı tutar eklenir. Bileşik faizde önceki dönemin kazancı anaparaya eklenir ve ertesi dönem faiz büyümüş tutar üzerinden işler. Süre uzadıkça iki yöntem arasındaki fark üstel biçimde büyür.
Faiz tahakkuku ne demek?
Faiz tahakkuku, işlemiş ancak henüz hesaptan tahsil edilmemiş faizdir. Kredili mevduat hesabında bakiye eksideyken faiz her gün birikir ve ekstrede tahakkuk satırı olarak görünür; banka bu tutarı tahsil ettiğinde ise hesaptan düşülür. Tahakkuk faizin doğduğu, tahsilat ise ödendiği andır.
Politika faizi ile mevduat faizi aynı şey mi?
Değildir. Politika faizi merkez bankasının bankalara uyguladığı orandır ve müşteriler bu oranla işlem yapmaz. Mevduat faizi ise bankanın müşterisine ödediği orandır. İkisi arasında bağ vardır, çünkü politika faizi bankaların fonlama maliyetini belirler; ancak bankanın rekabet durumu ve likidite ihtiyacı nedeniyle aradaki fark zaman içinde değişir.
Kredi kartında faizden nasıl kaçınılır?
Alışveriş işlemlerinde faizin işlememesi için ekstrenin tamamını son ödeme tarihine kadar ödemek yeterlidir. Asgari tutarı ödeyip kalanı bir sonraki döneme taşıdığınızda kalan bakiye faizlenmeye başlar ve borç her ay bileşik olarak büyür. Nakit avans işlemlerinde ise faizsiz dönem bulunmaz; faiz çekim gününden itibaren işler, dolayısıyla kartla nakit çekmek en pahalı kullanım biçimlerinden biridir.
Faiz artışı borsayı neden düşürür?
Faiz yükseldiğinde şirketlerin borçlanma maliyeti artar ve gelecekteki kârların bugünkü değeri düşer; aynı anda mevduat, hisse senedine rakip bir alternatif hâline gelir. İki etki birlikte hisse fiyatları üzerinde baskı yaratır. Buna karşılık kararın piyasaya etkisini belirleyen asıl unsur, artışın piyasa beklentisinin ne kadar üstünde ya da altında kaldığıdır.
Kaynaklar
iEconomy Akademi
Bu yazı şu kademenin bir dersi: Temeller · Ders 5/10
İlgili Haberler

Devalüasyon Nedir? Değer Kaybından Farkı ve Türkiye
Devalüasyon bir karardır, değer kaybı bir sonuçtur. Türkiye 22 Şubat 2001'den beri dalgalı kurda. Farkı, etkileri ve kur artışını kayba çeviren formül.

Bilanço Nedir? Aktif, Pasif ve Özkaynak Okuma
Bilanço bir şirketin belirli bir andaki fotoğrafıdır: bir tarafta neye sahip olduğu, diğer tarafta bu varlıkların parasının nereden geldiği. İki taraf hep eşittir.

Faiz indirimi ne zaman? TCMB kararı nasıl okunur
TCMB’nin faiz kararı tek başına okunmaz; metin, özet, PPK dili ve fonlama yapısı birlikte değerlendirilir. Mevduat, kredi, kur ve borsa üzerindeki etki böyle izlenir.

Forex Platformu: Ekran, Emir ve Kontrol Listesi
Bir forex platformunda neye bakılır? Emir tipleri, kotasyon kaynağı, makasın veri anlarındaki davranışı ve kayıt dışa aktarma — hepsi demoda test edilir.

Enflasyon Nedir? TÜFE, ÜFE ve Alım Gücü Neden Düşer
Enflasyon nedir, nasıl ölçülür ve TÜİK ile ENAG neden farklı rakam açıklar? TÜFE, ÜFE, çekirdek enflasyon ve alım gücü kaybı sade bir dille anlatılıyor.

Ekonomik Takvim: Borsada Veri Günleri ve Beklenti
Ekonomik takvimde üç sütun vardır ve fiyatı hareket ettiren gerçekleşen rakam değil, gerçekleşen ile beklenti arasındaki farktır. Takvim tahmin değil hazırlık aracıdır.